Society 1

2 haftada bir yapılan, Ankara ve İstanbul’da devam eden Pathfinder Society etkinliklerimize İzmir Kule Sakinleri’nin de katkısıyla üçüncü bir ili, İzmir’i ekledik. Pathfinder Society Türkiye İstanbul ekibinden 5 kişi olarak gittiğimiz İzmir Kule Sakinlerinde 4 masa açıldı ve o gün Türkiye’de aynı gün ve saatte 3 ayrı ilde oyuncular PFS maceralarını grup arkadaşları ile birlikte aynı anda oynadılar.

İzmir bizim için hem PFS adına yeni bir ilde başlangıç yaptığımız, hem dönem arası ufak bir tatil, hem de yeni arkadaşlıklar kurduğumuz güzel bir il oldu. Günümüzün büyük bir kısmını Kule Sakinlerinin frp sever insanlarıyla geçirdikten sonra, İzmircon ekibi ile geç saate kadar devam eden güzel bir sohbet ortamı yakaladık. İzmir’e gelmişken boyoz, midye vs yemeden gitmek olmaz deyip daldığımız yemek faslını anlatmak bile istemiyorum. Hala düşündükçe karnıma ağrılar giriyor.

Tüm bunların dışında PFSTR tarihinin en fazla ölüm olan etkinliğini de İzmir’de yapmış olduk. İzmirli arkadaşlarımızın karakterleri açısından kötü bir başlangıç olsa da kendilerinin masadan mutlu ayrılmaları PFS’nin İzmir’de de devam edeceğini bize net bir şekilde gösterdi.

 

goblindog

1) Horse Hate

2) Dog Hate

3) Goblins Raid Junkyards

4) Goblins Love to Sing

5) They’re Sneaky

6) They’re A Little Crazy

7) They’re Voracious

8)They Like Fire

9) They Get Stuck Easily

10) Goblins Believe Writing Steals Your Soul

Geçtiğimiz Pazar günü Boğaziçi Üniversitesinin misafiriydik. Çok güzel vakit geçirdik ve masamdaki Goblinler ile doyasıya eğlendik.

We be licktoads! We make raid!
Put the longshanks to the blade!
Burn them up from feet to head,
Make them Hurt, Then make them dead!

Cut the parents into ham,
Smush the babies into jam,
All the rest in pot get stewed,
We be licktoads ~ You be food!

Gen Con’dan eğlenceli bir Rise of Runelords Deluxe Collector’s Edition videosu.

Facebook üzerinden frp ile ilgili olanlara sorduk. Bakalım cevapları neler olmuş.. Aynen kopyalayıp yapıştırıyorum.

Boğaçhan Aydın(Özel istek üzerine en üste eklenmiştir🙂 ) – En önemlisi olan, oyun bittikten sonra oyunculardan bir teşekkür bekler. Bunu demeyi unutmayan oyuncu zaten tüm oyun boyunca oyundan tat almasını bilmiştir.

Adnan Tahir Gül– Adaptasyon, yaratıcılık, doğaçlama katkı.

Üzeyir Uyar– Para verip kitap alsınlar.

Victoria Zvyagintseva Köftecioğlu– Bir DM başta oyuncularından ellerinden geldiği kadar rol yapmalarını ister sanırım. Diğer oyunculara karşı saygılı davranılmasını, oyuncular arasında bayan varsa küfür seviyesinin biraz daha düzeyli olmasını, ımm.. oyuna zamanında ve hazırlıklı gelmelerini ve en önemlisi bilmedikleri konularda bol soru sormalarını ve çekinmemelerini ister.

Yasemin Karaca– Dm’i dinlemelerini, yaratıcılıklarını kullanmaları ve olabildiğince kurallara uymalarını. Dm için kabusa döner yoksa oyun.

Sualp Yalçın– Amatör bir dm olarak şunu diyebilirim cozutmamalarını role bürünebilmelerini aynı zamanda hikayeyi yaşamalarını isterim. Yani bir karakter yaratıyorlar ve karakterlere gerçekten bürünmelerini isterim.

Çağrı Paçin– Yerine göre ciddiyet yerine göre eğlenceli bir ekip bekler.

Sinan Onur Altınuç– Bir DM öncelikle kendisine oyun hakkında saygı duyulmasını ve güvenilmesini bekler yani işine sürekli karışan mızıkçı oyuncu istemez. Oyuncuların oyunun çıkarından çok karakterlerine uygun hareket etmesini bekler (hatta zaman zaman bunu oyunu renklendirmek için kullanabilir). Bütün DMler bekler mi bilmiyorum ama bence iyi bir DM aynı zamanda oyuncuların yaratıcı ve zekice şelyler yapıp onu şaşırtmasını gerekiyorsa planlanan akışının dışına çıkmaya zorlamasını bekler.

Samet Basri Taşlı- Çok zor soru sordun şimdi dm lik yapmaya üşenen adama. Ama kendi gördüğümden söyleyeyim. Dm oyunu cidden uzuns üreli götürmek isteyen biriyse öncelikle dikkat bekliyor. Oyuncu dikkati dağınık gelmeyecek. İkinci olarak girişkenlik bekliyor. Hazırladığı süprizleri sırf oyuncular “ya adam şuraya dedi şuraya arıza çıkartmayın dümdüz gidelim” dediği için ortaya çıkaramamak falan. Hoş değil. (Birkaç cümle olmadı dimi. Pardon)

Burak Can Kuş- Bana göre bir DM’in oyuncularından beklemeyeceği tek şey DM’in işine karışmalarıdır. İğrenç bir şeydir oyunu sekteye uğratır. Hatta takıntılı bazı oyuncular varsa böyle şeylere karşı duran onların da sinirini bozabilir.

DM’in oyuncularından bekleyeceği şeyler ise oyunun durumuna göre karakterlerini iyi oynatabilmeleri. Her konuşmadan sonra oyun dışı gırgır yapmak oyun akışını bozabilir. Ondan sonra, oyunu oynayacak oyuncuların oyun kurallarını bilip bilmedikleri önemli. Bilmiyorsa DM tarafından özellikle ilgilenilmeli. O oyuncuyu boşta bırakıp bilenlerle oynamak iyi bir durum olmuyor. Oyuncular genel olarak tecrübesiz bir grupsa yapılan hareketlerin, atılan zarların açıklaması yapılmalı. Oyunu aksatabilir ama bir sonraki oynanacak oyundan daha fazla zevk alınmasını sağlayabilir.

Yücel Okçu- Oyuncuları için hazırladığı senaryoyu tam teşekküllü bir şekilde oynayabilmelerini bekler. Bunu yaparken oyunculardan meta yapmasını istemez tabii ki. Oyunculardan, karakterlerin bulunduğu atmosferi düşünerek, karakterlerini oynamasını bekler. Zaten iyi bir gm, senaryosunu hazırlarken karakterlerin güzel roleplay yapabilecekleri fırsatlar yaratır.

Serhat Gülaştı– Hayalgücünün yüksek olmasını bekler bence…

Gladin Stonebeard– Bilmiyorum adam akıllı rollerini yapsınlar yeter

Can Terzioğlu- yaratici düsünmek. Ben onlara yol veriyorum ama yolu azcik cekistirsinler ucundan.

benim tercih verdiklerimin disina cikmayip ha o diyip göt devirmesinler

Caner Ünsal– Bir GM olarak oyuncumdan beklentim, oyuna katkıda bulunmasıdır. Bunu da iyi RP yaparak sağlar. O anda oynamakta olduğu karakteri ve takım içindeki rolünü iyi anlayıp onu iyi yapan oyuncu GM’in işini kolaylaştırır. Buna ek olarak oyuculardan isteyebileceğim başka bir şey ise oyuncularımın eğlenmesidir.

Güvenç Gültekin– bana göre bir dm oyuncularından yaratıcılık bekler. zekasını kullanmasını ve klasikleşmiş karakter tiplerinin dışında bir şeyler bekler. Oyunu kendisinden çok oyuncunun yönlendirmesini bekler. Kendi görevi sadece ortak çalışmanın sınırlarını düzenlemek ve ufak süslemelerde bulunmak olmalıdır. Müsvedde bir yazıyı temize çekmek gibi.

Baran Alenthas– ya pek frp oynadığım yok ama adam gibi durup işi pek sulandırmamaları olabilir

Ali Tel– bana göre bir dm oyuncularından medenice oynanan herkesin keyif alacağı bir şekilde oyunu bitirmelerini ister (biraz saçmaladım gibi ama öyle işte)

Mustafa Yılmaz– rol yapmalarını ve trollememelerini

Alara Bayraktar– istek? oyuncular deneyimsiz olsa bile ogrenmek icin istekleri olsa bence dm icin yeterlidir

Erkan Büyük– Ciddi oyunculuk (Karaktere bürünmesi,meta yapmaması,troll olmaması)

Deniz Kaptanoğlu– RYO’nun temeli eğlenmek. Haliyle ben hem oyuncu hem de yönetici olarak da eğlenceli bir gruba dahil olmak isterim. Lakin bu süre zarfında da sınırı iyi koruyup suyunun çıkarılmaması gerekiyor. Ciddi anlamda hazırlanılmış oyunlar, sohbet muhabbet arasında gözden kayıp giderse hem yazık hem de ayıp olur kanaatimce. Bir de elbette, oyuncuların oyunu benim kadar ciddiye almasını beklerim. Sudan bahaneler ile oyuna gelmemek, gelse de ilgilenmemek, bir de üstüne diğerlerini de yanına çekmek şahsi olarak oyuncularımdabulunmasını istemediğim özelliklerin başında geliyor. Toparlamak gerekirse, oyunu yeterince ciddiye alan ama oynarken olabildiğince eğlenmeyi amaçlayan oyunculardır benim beklentim…

Yunus Caner Güner- Rol yapma. Benim oyundan zevk almamı en çok oyuncunun karaktere bürünebilmesi ve oyuna iyi adapte olabilmesi sağlıyor.

Hande Parmaksız– DM oyuncularından emek bekler, bana kalırsa. Karakter yaratma sürecine mutlaka özenilmeli ve en azından ilk bir kaç oyundan sonra oyuncu karakterinin özgeçmişini büyük ölçüde oluşturmuş olmalı — mümkünse de yazmalı.

Dürüstlük de çok önemli; özellikle uzun soluklu oyunlarda ilk iki-üç oyundan sonra oyuna ısınamayıp canı sıkılan pek çok oyuncu -özellikle DM yakın arkadaşıysa ya da sadece geyik için- sıkıntıdan ölerek oyuna gelmeye devam edebiliyor. Ya da hiçbir sebep göstermeden oyunu asmaya başlıyor. Ve bu insanlar kendi karakterlerine hiçbir şey katmadıkları için oyuna da hiçbir şey katmamaya başlıyorlar. Bu noktada DM’e de iş düşüyor; her oyundan sonra oyunculardan feedback almak lazım.

En önemlisi de sanırım oynamaya sahiden niyeti olan bir oyuncunun oyunlara bir şekilde devamlılığını sağlaması. Devamlılık ve heves olunca sorunlarla karşılaşılırsa da çözülür zaten.

Umut Çağırgan- Metagame ve hile yapmamasını, oyuna karakterini kafasında oturtup gelmesini, diğer oyuncularla iyi geçinmesini ve tabii ki de rp yapmasını bekler.

Berk Tunaveli– Seneryo yu patlatmak için uğraşmamalı ve koydugu kuralara uymalılardır… ne kadar kural kitapları yazılmış olursa olsun o dünyayaı yöneten dmlerdir. Unutmamalılardr ki dm onların düşmanı değil he beraber eylenilmesi kendini feda eden bir insandır. Bazi sadistce davranışlarına göz yummalılardır.

Alistair Mark Ollen- Bana kalırsa bir oyun yöneticisi ya da bir hikaye anlatıcısının oyundan beklediği şeylerin başında oyuncularından tutarlı, rolünü oynayan ve mantıklı insanlar olmalarıdır. Bunun dışında emeğe saygı ve azda olsa takdir önemli etkenler aynı zamanda.

Berkay Ayanoğlu– Azıcık okusun ve biraz az yesin para harcasın.

Bu yorumlar hiç bir değişiklik yapılmadan her oyun yöneticisinin kendine has beklentilerini duymak ve bir bütüne ulaşmak için bir araya toplanmıştır. Vakit ayıran her oyun yöneticisine teşekkür eder, iyi oyunlar dilerim.

Geçen günlerde oynadığımız Roll20net oyununu kayıt altına alamadık. Onun yerine oyuncularımdan Ahmetcan ile ufak bir sohbet yaptık.

Ennies Awards sonuçları açıklandı. Kim hangi ödüle hangi ürünle layık görülmüş hepsi bu linkte. Ayrıca buradan da listeyi verelim.

Winners  – Feel free to download your badges here:

Best Adventure

Best Aid/Accessory

Best Art, Cover

Best Art, Interior

Best Blog

Best Cartography

Best Electronic Book

Best Free Product

Best Game

Best Miniatures Product

Best Monster/Adversary

Best Podcast

Best Production Values

Best RPG Related Product

Best Rules

Best Setting

Best Supplement

Best Website

Best Writing

Product of the Year

Judges’ Spotlight Award