Haziran, 2012 için arşiv

Rol yapma oyunlarının vazgeçilmez bir ögesi olan NPC(Nonplayer Character) üzerinde duracağız bugün.

Öncelikle yeni başlayanlar için NPC’nin ne olduğundan bahsetmekte yarar var. NPC ler oyun esnasında siz ve grubunuz dışındaki tüm insan ve diğer ırklardan kişilerdir. Handa tanıştığınız yabancı bir adam, size yol gösteren bilge bir kişi, aynı zindanı paylaştığınız bir katil gibi bir çok örnek ekleyebiliriz bunlara.

NPCler oyun esnasında çoğu oyuncu tarafından bilgisayar oyunlarındaki sokakta bulunan ve öldürüldüğünde herhangi bir değeri olmayacak karakterler olarak görülmekte. Oysa ki rol yapmanın en önemli ögesi olan gerçekçilik ile çok ters düşen bir durum bu. O yüzdendir ki oyun yöneticilerinin bu konuda çok hassas olması gerekiyor. Oyunlarındaki NPClerin değerini biraz olsun oyunculara hissettirmeliler ki rol yapma oyunlarının bilgisayar oyunundan farklı olarak geliştiğini anlayabilsinler. (Sürekli bilgisayar oyunlarından örnek vermeme rağmen artık çoğu bilgisayar oyununda NPClerin öldürülmesi durumunda tatsız durumlarla karşılaşıyoruz)

Bunlardan bahsettikten sonra sanırım oyunlarınız için NPC yaratımına geçebiliriz. Aşağıda bahsedeceğim yöntemlerin bazıları kendim için kullandığım, bazıları ise tüm sistemlerin ana kural kitaplarında görebileceğiniz şeyler üzerine olacak.

İlk olarak NPClerinizin yukarıda da bahsettiğim gibi gerçekçi olmasını sağlayın. Bunu yapabilmek içinde kendinizden yada diğer karakterlerden yola çıkarak bir iki satır daha fazla yazıp NPC lere gerçek karakterlerde bulunan artı veya eksi yönler ekleyin.

NPClerinizi değerlerini kesinlikle önceden belirleyin. NPClerinizin can değerlerini ve diğer değerlerini hep klasik bir tablo şeklinde yapmayın. Her karakterinize yukarıda da bahsettiğim gibi farklı özellikler katarak değerlerinde oynama yapın. Oyunun gerçekçiliğini arttıracağı gibi oyuncularınızın da alacağı zevki arttıracaktır. Diğer bahsettiğim durumdaki gibi klasik bir npc yaratımı izlerseniz de oyuncularınız bir süre sonra hepsinin aynı canda birer xp yığını olduğunu düşünecek ve buna göre davranacaktır.

NPClerinizin değerlerinde yaptığınız bu artı veya eksi yönde değişikliklerden sonra gelelim “background” olayına. Yarattığınız NPClerin hepsine background hazırlamak hem gereksiz hemde uğraştırıcı olacağından karakterlerinizin ana muhatap alacağı kişilerin backgroundlarını sağlam hazırlamanız ve NPClere bu yönde artı veya eksiler vermeniz hoş olacaktır. Benim gibi uğraşmayı seven bir adamsanız da ufak savaş gruplarının hepsine kısa ve öz backgroundlar da ekleyebilirsiniz tabi. Bunun da oyun yöneticileri ve oyunculara fazladan zevk vereceğini düşünüyorum.

Diğer bahsetmek istediğim konu da NPClerin üzerindeki eşyalar.  Klasik bir oyundaki şu kadar gp para, uzun kılıç ve ağır zırh gibi eşyalar yerine NPClerde eşya konusuna biraz daha detay vermekte yarar var. Üzerinde çok savaşa girdiğini gösteren eskimiş ve körelmiş bir kılıç, içinde bir kadının resmi olan altın kaplama bir kolye, güzelce işlenmiş bir nesne gibi daha detaylı eşyalar oyuncuların daha çok ilgilisini çekecektir.

Çoğu oyunda olan skill olayına da değinmek istiyorum biraz. Uzun yıllardır denizden uzak yaşamış birinin swim değerinin yüksek olması, sürekli oturan şişman bir adamın jump ve climb değerlerinin yüksek olması gibi mantık hatası oluşturacak şeylerden uzak durun. NPClerinizi biraz daha farklı yaratın ve skillerin üzerinde bu yönde değişiklik yapmayı unutmayın.

Diğer şeyler genel olarak oyun yöneticilerinin bildiği ve ortak olarak kullandığı şeyler olduğundan yazıma burada son veriyorum. Farklı NPCli, güzel oyun dilerim.

Paizo Publishingde Lead Designer olan Jason Bulmahn’ın bugünkü blog yazısından gördüğümüz kadarıyla çok yakında bizi bekleyen bir Player Character Folio var. İlk incelemelerim ve verilen resimlere göre oldukça hoş bir kaynak bizi bekliyor. Karakterlerinizi daha detaylı oluşturmayı ve notlarınızı düzenli tutmayı seviyorsanız işte bu tam size göre bir ürün. Karakterinizin öz geçmişinden detaylı giysi listelerinize, avantajlı ve dezavantajlı olduğunuz durumlardan karakterinizin eksi özellikleri olan vücut bölümlerine kadar her şey artık gözünüzün önünde olacak. İşte kitaptan ilk resimler;

Paint

Yayınlandı: 09 Haziran 2012 / Genel, Kişisel Yazılar

 Paint youtube üzerinden açılmış eğlenceli bir kanal. Jon Cozart isimli 19 yaşındaki bir gencin oluşturduğu kanal 12 videodan oluşmasına rağmen oldukça yaratıcı ve eğlenceli videolar var. Biraz boş vaktiniz var ve eğlenmek istiyorsanız bakmanızı tavsiye ediyorum.

Ayrıca Jon Cozart’a şuralardan ulaşıp takip etmekte mümkün.

Twitter Hesabı

Facebook Hesabı

Türkiye deki frp blogları adı altıyla başladığımız yazı dizisine kaldığımız yerden devam ediyoruz. İkinci konuğumuz frp ile ilgili güncel bilgileri anında bulabildiğimiz Gizli Üs olacak.

Açıkçası Gizli Üs’ü uzun zamandır takip eden biri değilim. Yaklaşık bir buçuk aydır filan düzenli takip etmeye başladım ve bir frp blogu olmasının yanında aslında Ozan Toptaş’ın kişisel geek blogu olduğunu fark ettim.

Neredeyse gün aşırı yazdığı yazılarla anlık düşüncelerini, Türkiye deki oyun olgusunu ve nicesini dile getiren Ozan Toptaş ile yaptığımız ufak soru cevaptan da sitenin aslında kendileri için bir “oyun merkezi” olarak düşünülerek faaliyete geçtiklerini öğrendim.

Site ile ilgili düşüncelerimi burada bitirirken Ozan Toptaş ile yaptığımız ufak soru cevap bölümünü de buraya koyuyorum. Kendisine çıktığı yolda başarılı olmasını diliyor ve yazdığı yazılarıyla bizleri bilgilendirmeye devam etmesini diliyorum.

Ozan ile yaptığımız soru cevap kısmı;

*Klasik bir soruyla başlayalım. Frp ile ilk ne zaman tanıştın ve sendeki ilk izlenimleri ne olmuştu?

Rol yapma oyunları ile konsept olarak ilk tanışmam, 1997 yılında o dönem deli gibi oynadığım bir CRPG ve Level dergisindeki FRP köşesiyle oldu. Sonra kişisel gazla uğraşıp ucundan kıyısından tutmaya, bu arada (level 1 olduğumdan) sürekli üstatların peşinde koşturmaya başladım.
İlk fikrim de “oha ne kadar şahane bir şey lan bu” olmuştu. Bu fikir hala değişmiş değil.

*Bildiğimiz kadarıyla sitende rpg oyun sistemlerinden de bahsediyorsun. Peki senin en sevdiğin sistemler neler?

Üf, çok zor soru bu. Genel olarak bağımsız oyunların sistemlerini seviyorum. Houses of the Blooded ve FATE aklıma ilk gelenler. Fakat Burning Wheel’ı da severim. Cortex+ da özellikle Leverage ve Marvel RPG yayınlandıktan sonra hoşuma gitti. Green Ronin’in A Song of Ice and Fire RPG’sindeki hanedan yönetimini de oldukça beğendim. Ayrıca yine şu sıralar Adventure Game Engine’i ve D&DNext’i mekanik olarak beğeniyorum.

*Türkiyede “rol yapma oyunları” olgusu sence ne durumda?

Biz burada sadece oynuyoruz. O kadar.
Conventionlar, bir iki istisna dışında yıldan yıla soluklaşıyor. Zaten oyun yaratma veya fikir üretme konusunda çalışan çok az insan var. “Türkiye’nin En Büyük FRP Sitesi”nin bu kendinden menkul sıfat dışında bir iddiası yok. Geçtim rol yapma oyunlarını, kimsenin “oyun” olgusu ile ilgili fikri yok. Kendi kültüründen, hafsalasından oyun çıkaramamış, başka kültürlerin, hafsalaların oyunlarını da kavrayamamış bir durumdayız.
Yakın gelecekte de bu durum gelişemez, değişemez gibi duruyor.

*Gizli Üs’ü kurarken hedeflerin nelerdi ve bunlardan kaçına ulaştın?

GizliÜs’sü seneler evvel ilk iterasyonunda kurduğumuzda amacımız kendi “oyun stüdyo”muz olan Mirrid’in merkez karargahı yapmak ve burada kendi geliştirdiğimiz oyunları yayınlamaktı. Bir oyun dışında bir şey yapamadık.
Nisan 2012 itibariyle ikinci iterasyona geçirerek, kişisel geekery blogum haline getirdim GizliÜs’sü. Hala bu olay dolayısıyla Melih’in gelip kafama vurmasını bekliyorum ama adam çok yoğun olduğundan henüz olmadı. Bu kişisel blog çerçevesinde amacım, sadece aklıma gelen şeyleri yazmak, bir şeyler üretmek ve daimi bir yazma alışkanlığına sahip olmak. Benim temel zırvalama alanım yani. Dolayısıyla, amacım kolay olduğundan, yazı girebildiğim her gün amaçlarıma ulaşmış oluyorum.

*Gizli Üs ile ilgili gelecek planların neler?

Bu şekilde devam etmek. Bir yandan da proje düzeyinde kalmış oyunlarımı toparlayıp yayınlayabilmek. Bir de bir takım gizli niyetlerim var fakat henüz dünya bunlara hazır değil.

*Yazıyı okuyacaklar için Gizli Üs ile ilgili bir şeyler söylemek ister misin?

Ey okurlar, lütfen girip GizliÜs’se de bakın, okuyun, yorumlar yapın, yazıları paylaşın. Bunu sadece GizliÜs için değil, RPCraft için de, Your Game Master için de, başka rol yapma oyunu blogları için de yapın. Facebook dışında bir komünite oluşturabilmek, bu hobinin gelişebilmesi için çok çok önemlidir.
Son olarak da Oğuz Veli Yavaş’a bu yazıyı hazırlamaya emek harcadığı için, ve ey okur sana, bu yazıyı okumaya vakit ayırdığın için teşekkür ederim.

Türkiye deki Frp blogları bir elin parmaklarını geçmezken takip edilme oranının bu kadar düşük olması açıkçası son zamanlarda beni üzen bir durum oldu ve bildiğimiz frp bloglarını tanıtayım istedim. Aklıma ilk olarak gelen isim de daha önce üyesi olduğum ve forumunda uzun zamanlar geçirdiğim Rpcraft oldu.

Rpcraft forum olduğu dönemlerde benim için “Büyük Abi” olanların takıldığı bir forumdu. Ne sorarsam sorayım kesin ve net yanıtlar alabildiğim, bunun yanında oldukça eğlenceli vakitler geçirdiğim bir yerdi. Daha sonra tam olarak nedenini bilmediğim bir şekilde İbrahim Muhammet Çelik ‘in blogu olarak karşımıza çıktı.

Sitenin içeriğine neler yazıldığına ve ne gibi konular üzerinde durulduğuna gelecek olursak sitenin İbrahim Muhammet Çelik’in çeşitli konularda aklına takılanları ve düşüncelerini paylaştığı bir site olduğunu görüyoruz. Ayrıca Malathgargon ve Süperkahramanlı oyun adlarında iki settingi de sitede bulmak mümkün.

Sitede Rpcraft bir forum iken hazırlanmış, tamamen amatör bir çalışma ile ortaya konmuş ve birçok kişinin emeği olan Rpcraft Kitapçıklarınıda bulmak mümkün.

Sitenin şu anda en ilgi çeken yönü ise Türkiyede frp için bir ilk diyebileceğim LaklakRP adı altında podcastlerin yayınlanması. Peki bu podcastlerde ne içeriyor? Daha çok bilgi ağırlıklı olup biraz da siteni yazarlarından Cihan Türe, Alp Bilgin ve İbrahim Muhammet Çelik’in yaptığı geyiklerden oluşuyor. Takip etmek isteyenler içinde LaklakRP’nin youtube kanalını böylece vermiş olalım;

http://www.youtube.com/laklakrp

Yazımın sonuna gelirken verdikleri emeklerden dolayı İbrahim Muhammet Çelik, Alp Bilgin ve Cihan Türe’ye teşekkürlerimi sunuyorum. Umarım yazıları ve podcastleriyle bizi bilgilendirmeye devam ederler.

Bu konuyla ilgili onlarca blogda yüzlerce post bulmanız mümkün olmasına rağmen herkesin kendi oynayış ve oynatış tarzı olduğunu düşünen ben bugün bu konunun üzerinde durmak istedim.

“Oyun Öncesi Hazırlık” bölümünü iki aşamada anlatmayı planlıyorum. Birinci aşama oyuncuların hazırları olacak ve oyuncuların biraz da dikkat etmeleri gereken şeyler üzerinde duracağım. İkinci aşama ise oyun yöneticilerine yönelik olup daha çok kendi oynattığım oyunlarda uyguladığım yöntem ve tavsiyelerim üzerine olacaktır. Konuyu daha fazla uzatmadan yazıma geçiyorum.

Bölüm 1: Oyunculara Hazırlık Tavsiyeleri

Oyunculara hazırlık tavsiyeleri vermeden önce oyuncuların kavraması gereken yegane şey oyun yöneticilerinin ne kadar uğraştığıdır. Oyun yöneticisi olmak fazladan zaman ve emek gerektiren bir uğraştır. Senaryoyu her duruma göre kurgulamak, yazıya aktarmak, hesaplamaları yapmak ve nicesi. Bu yüzdendir ki onların bu emeklerine karşılık bahsedeceğim şeyleri özenle yerine getirmeniz bir nebze olsun onların emeklerine saygı niteliğinde olacaktır. Oyunculara oyun öncesi tavsiyelerime gelecek olursak;

-Oyun yöneticiniz ile oynayacağınız sistemi karar verdikten sonra bilgileriniz dahilinde karakterinizi özenle yapmaya çalışın. Hatta sistemi biraz daha araştırıp ince detaylar bulup karakterinize katmaya çalışın. Bu oyun yöneticinizin hoşuna gidecektir. Sizin karakterinize önem verip uğraştığınızın bir göstergesi olacaktır.

-Oyun öncesinde kendiniz araştırma yapmak yerine oyun yöneticisine sorayım o bana cevap verir gibi bir düşünceniz kesinlikle olmasın. En ufak sorularda oyun yöneticinize gitmeniz onu bunaltacaktır. Önce kendiniz bir araştırın ve ana konuya hakim olun. Detaylarda soracaklarınız olursa işte o zaman oyun yöneticinize başvurun.

-Karakter kağıdınız kesinlikle oyundan önce temiz ve güzel bir biçimde hazır olmalı. Oyuna başlamadan önce karakter yapmak uğraştırıcı ve can sıkıcıdır. Karakterinizi özümsemenizi de olumsuz etkileyecektir.

-Karakterinizin öz geçmişini yazarken klasik “Annesi kasabaya yapılan Orc saldırısında öldü” mantığını bir kenara bırakıp yaratıcı düşüncelerle kendinizi ve oyun yöneticinizi mutlu edin. Öz geçmişiniz ne kadar sağlam temellere dayanırsa karakterinizi o kadar özümser ve oyundan daha çok keyif alırsınız.

-Oyun gereçlerinizi getirmeyi unutmayın. Kaleminiz, not defteriniz, silginiz, karakter kağıdınız gibi oyun esnasında sizin kullanacağınız eşyaları kesinlikle kendiniz getiriniz. Bunu oyun yöneticisine bırakmamanızı şiddetle tavsiye ediyorum.

-Oyuna başlamadan önce karakterinizi son bir kez daha kontrol edip her şeyin yolunda olup olmadığını kontrol edin. Aynı şekilde oyun yöneticisinin oyundan önce size verdiği senaryo ile ilgili kağıtları da tekrar edip oyuna konsantre olun.

Oyuncularla ilgili tavsiyelerim burada sona eriyor. Bunları yaparken başta da dediğim gibi bir emeğin karşılığı ve keyif almanız olarak düşünün. Bu hazırlıkları yaptığınızda oyundan daha çok keyif aldığınızı kendinizde göreceksiniz.

Bölüm 2: Oyun Yöneticilerine Hazırlık Tavsiyeleri

Evet işin en zor kısmını yapan kişilerin bölümüne geldik. Oyun yöneticilerine vermek istediğim ilk tavsiye kesinlikle “Yaptığınız işi ciddiye alın!” olacaktır. Ciddiye almak derken kendinizi kasıp oyundan keyif almayın anlaşılmasın sakın. Bir işin ne kadar düzgün olursa o kadar keyif vereceğini düşünen biri olarak söylüyorum bunları. Oyun yöneticilerin kendimce dikkat etmesi gereken ve oyunun keyifli hale getirmek, rahat etmek için söyleyeceklerimi ise başlık başlık yazacağım.

İşini ciddiye almak benim için kesinlikle en önemlisi. Bu şekilde davranmak oyundan aldığım keyfi her zaman arttırmıştır. Sadece kendimde değil oyuncularımın da aynı şekilde düşündüğünü yorumlarından, hal ve hareketlerinden söyleyebilirim. İşini ciddiye almak yukarı da da bahsettiğim gibi kendinizi kasıp kuralcı olmak değil, yaptığın işe önem vermektir benim için.

Planlı olmak özellikle oyun öncesi hazırlıkta senaryo hazırlarken çok işinize yarayacağını düşündüğüm bir olgudur. Planlı olmak size hem vakit kazandırır hemde senaryonuzun akışını bir düzene koyacaktır.

Düzenli olmak senaryonuzu hazırlarken, oyun oynatırken sizi karmaşadan kurtaracak ve hız kazandıracaktır. Masaya oturduğunuz da öncelikli yapmanız gereken şey kağıtlarınızı, senaryonuzu, kalem, zarlar ve diğer eşyalarınızı düzenlemek olmalıdır. Oyun sırasında bir şeyler aramanızı ve oyunun kopmasını önleyecektir. Her şey elinizin altında olacağından oyun daha hızlı akacak ve aldığınız keyifte artacaktır.

Senaryoya hakim olmakta diğer önemli maddelerimizden biri olmalıdır. Oyundan önce senaryonuzu bol bol tekrar etmek ve senaryo yazımı sırasında aklınızda hiç bir soru bırakmamak bu yüzden önemlidir.

Karakterleri bilmek kendimce çok önemli bulduğum bir şeydir. Oyuncularınızın karakterlerinde oyun sırasında kullanacakları değerleri bir yere yazıp gözünüzün önünde tutmak size her zaman fayda sağlayacaktır. Oyun sırasında hesaplamalarda ve onlardan gizli atmanız gereken zarlarda önemli bir etkendir.

Son olarak değinmek istediğim şey Oynattığınız sistemi iyi bilmektir. Oyuncuların soruları karşısında cevapsız kalmak oyuncunun size olan güvenini sarsacağından oynattığınız sistemi öğrenebildiğiniz en ince detaylara kadar bilmek çok önemlidir. Oyun sırasında kitap karıştırmak yerine sisteme hakim olmak ve direk kararlar verip oyuna devam etmek daha iyidir.

Şimdilik aklıma gelenler bu kadar olduğu için yazıma burada son vereceğim. Hazırlık tavsiyelerim bu kadar olup oyun yöneticilerine yönelik tavsiyelerim diğer yazılarımda devam edecektir.

Turkiyedeki Frp Bloglari

Yayınlandı: 03 Haziran 2012 / Genel, Kişisel Yazılar
Etiketler:, ,

Haftaya baslamak uzere eger kendilerinin de rizalari olursa blogumda diger frp bloglarini, kuruluslari ve kuruculariyla ufak bir sohbeti sizlerle paylasacagim.

Haftaya Rpcraft On Numara Rpg Blogu ile İbrahim Muhammet Celik bizlerle olacak. Rpcrafttan bahsedip rpg ile ilgili birkac soruyu da kendisine soracagim. Umarim guzel bir yazi serisi olur.