‘Oyunculara Tavsiyler’ Kategorisi için Arşiv

Facebook üzerinden frp ile ilgili olanlara sorduk. Bakalım cevapları neler olmuş.. Aynen kopyalayıp yapıştırıyorum.

Boğaçhan Aydın(Özel istek üzerine en üste eklenmiştir 🙂 ) – En önemlisi olan, oyun bittikten sonra oyunculardan bir teşekkür bekler. Bunu demeyi unutmayan oyuncu zaten tüm oyun boyunca oyundan tat almasını bilmiştir.

Adnan Tahir Gül– Adaptasyon, yaratıcılık, doğaçlama katkı.

Üzeyir Uyar– Para verip kitap alsınlar.

Victoria Zvyagintseva Köftecioğlu– Bir DM başta oyuncularından ellerinden geldiği kadar rol yapmalarını ister sanırım. Diğer oyunculara karşı saygılı davranılmasını, oyuncular arasında bayan varsa küfür seviyesinin biraz daha düzeyli olmasını, ımm.. oyuna zamanında ve hazırlıklı gelmelerini ve en önemlisi bilmedikleri konularda bol soru sormalarını ve çekinmemelerini ister.

Yasemin Karaca– Dm’i dinlemelerini, yaratıcılıklarını kullanmaları ve olabildiğince kurallara uymalarını. Dm için kabusa döner yoksa oyun.

Sualp Yalçın– Amatör bir dm olarak şunu diyebilirim cozutmamalarını role bürünebilmelerini aynı zamanda hikayeyi yaşamalarını isterim. Yani bir karakter yaratıyorlar ve karakterlere gerçekten bürünmelerini isterim.

Çağrı Paçin– Yerine göre ciddiyet yerine göre eğlenceli bir ekip bekler.

Sinan Onur Altınuç– Bir DM öncelikle kendisine oyun hakkında saygı duyulmasını ve güvenilmesini bekler yani işine sürekli karışan mızıkçı oyuncu istemez. Oyuncuların oyunun çıkarından çok karakterlerine uygun hareket etmesini bekler (hatta zaman zaman bunu oyunu renklendirmek için kullanabilir). Bütün DMler bekler mi bilmiyorum ama bence iyi bir DM aynı zamanda oyuncuların yaratıcı ve zekice şelyler yapıp onu şaşırtmasını gerekiyorsa planlanan akışının dışına çıkmaya zorlamasını bekler.

Samet Basri Taşlı- Çok zor soru sordun şimdi dm lik yapmaya üşenen adama. Ama kendi gördüğümden söyleyeyim. Dm oyunu cidden uzuns üreli götürmek isteyen biriyse öncelikle dikkat bekliyor. Oyuncu dikkati dağınık gelmeyecek. İkinci olarak girişkenlik bekliyor. Hazırladığı süprizleri sırf oyuncular “ya adam şuraya dedi şuraya arıza çıkartmayın dümdüz gidelim” dediği için ortaya çıkaramamak falan. Hoş değil. (Birkaç cümle olmadı dimi. Pardon)

Burak Can Kuş- Bana göre bir DM’in oyuncularından beklemeyeceği tek şey DM’in işine karışmalarıdır. İğrenç bir şeydir oyunu sekteye uğratır. Hatta takıntılı bazı oyuncular varsa böyle şeylere karşı duran onların da sinirini bozabilir.

DM’in oyuncularından bekleyeceği şeyler ise oyunun durumuna göre karakterlerini iyi oynatabilmeleri. Her konuşmadan sonra oyun dışı gırgır yapmak oyun akışını bozabilir. Ondan sonra, oyunu oynayacak oyuncuların oyun kurallarını bilip bilmedikleri önemli. Bilmiyorsa DM tarafından özellikle ilgilenilmeli. O oyuncuyu boşta bırakıp bilenlerle oynamak iyi bir durum olmuyor. Oyuncular genel olarak tecrübesiz bir grupsa yapılan hareketlerin, atılan zarların açıklaması yapılmalı. Oyunu aksatabilir ama bir sonraki oynanacak oyundan daha fazla zevk alınmasını sağlayabilir.

Yücel Okçu- Oyuncuları için hazırladığı senaryoyu tam teşekküllü bir şekilde oynayabilmelerini bekler. Bunu yaparken oyunculardan meta yapmasını istemez tabii ki. Oyunculardan, karakterlerin bulunduğu atmosferi düşünerek, karakterlerini oynamasını bekler. Zaten iyi bir gm, senaryosunu hazırlarken karakterlerin güzel roleplay yapabilecekleri fırsatlar yaratır.

Serhat Gülaştı– Hayalgücünün yüksek olmasını bekler bence…

Gladin Stonebeard– Bilmiyorum adam akıllı rollerini yapsınlar yeter

Can Terzioğlu- yaratici düsünmek. Ben onlara yol veriyorum ama yolu azcik cekistirsinler ucundan.

benim tercih verdiklerimin disina cikmayip ha o diyip göt devirmesinler

Caner Ünsal– Bir GM olarak oyuncumdan beklentim, oyuna katkıda bulunmasıdır. Bunu da iyi RP yaparak sağlar. O anda oynamakta olduğu karakteri ve takım içindeki rolünü iyi anlayıp onu iyi yapan oyuncu GM’in işini kolaylaştırır. Buna ek olarak oyuculardan isteyebileceğim başka bir şey ise oyuncularımın eğlenmesidir.

Güvenç Gültekin– bana göre bir dm oyuncularından yaratıcılık bekler. zekasını kullanmasını ve klasikleşmiş karakter tiplerinin dışında bir şeyler bekler. Oyunu kendisinden çok oyuncunun yönlendirmesini bekler. Kendi görevi sadece ortak çalışmanın sınırlarını düzenlemek ve ufak süslemelerde bulunmak olmalıdır. Müsvedde bir yazıyı temize çekmek gibi.

Baran Alenthas– ya pek frp oynadığım yok ama adam gibi durup işi pek sulandırmamaları olabilir

Ali Tel– bana göre bir dm oyuncularından medenice oynanan herkesin keyif alacağı bir şekilde oyunu bitirmelerini ister (biraz saçmaladım gibi ama öyle işte)

Mustafa Yılmaz– rol yapmalarını ve trollememelerini

Alara Bayraktar– istek? oyuncular deneyimsiz olsa bile ogrenmek icin istekleri olsa bence dm icin yeterlidir

Erkan Büyük– Ciddi oyunculuk (Karaktere bürünmesi,meta yapmaması,troll olmaması)

Deniz Kaptanoğlu– RYO’nun temeli eğlenmek. Haliyle ben hem oyuncu hem de yönetici olarak da eğlenceli bir gruba dahil olmak isterim. Lakin bu süre zarfında da sınırı iyi koruyup suyunun çıkarılmaması gerekiyor. Ciddi anlamda hazırlanılmış oyunlar, sohbet muhabbet arasında gözden kayıp giderse hem yazık hem de ayıp olur kanaatimce. Bir de elbette, oyuncuların oyunu benim kadar ciddiye almasını beklerim. Sudan bahaneler ile oyuna gelmemek, gelse de ilgilenmemek, bir de üstüne diğerlerini de yanına çekmek şahsi olarak oyuncularımdabulunmasını istemediğim özelliklerin başında geliyor. Toparlamak gerekirse, oyunu yeterince ciddiye alan ama oynarken olabildiğince eğlenmeyi amaçlayan oyunculardır benim beklentim…

Yunus Caner Güner- Rol yapma. Benim oyundan zevk almamı en çok oyuncunun karaktere bürünebilmesi ve oyuna iyi adapte olabilmesi sağlıyor.

Hande Parmaksız– DM oyuncularından emek bekler, bana kalırsa. Karakter yaratma sürecine mutlaka özenilmeli ve en azından ilk bir kaç oyundan sonra oyuncu karakterinin özgeçmişini büyük ölçüde oluşturmuş olmalı — mümkünse de yazmalı.

Dürüstlük de çok önemli; özellikle uzun soluklu oyunlarda ilk iki-üç oyundan sonra oyuna ısınamayıp canı sıkılan pek çok oyuncu -özellikle DM yakın arkadaşıysa ya da sadece geyik için- sıkıntıdan ölerek oyuna gelmeye devam edebiliyor. Ya da hiçbir sebep göstermeden oyunu asmaya başlıyor. Ve bu insanlar kendi karakterlerine hiçbir şey katmadıkları için oyuna da hiçbir şey katmamaya başlıyorlar. Bu noktada DM’e de iş düşüyor; her oyundan sonra oyunculardan feedback almak lazım.

En önemlisi de sanırım oynamaya sahiden niyeti olan bir oyuncunun oyunlara bir şekilde devamlılığını sağlaması. Devamlılık ve heves olunca sorunlarla karşılaşılırsa da çözülür zaten.

Umut Çağırgan- Metagame ve hile yapmamasını, oyuna karakterini kafasında oturtup gelmesini, diğer oyuncularla iyi geçinmesini ve tabii ki de rp yapmasını bekler.

Berk Tunaveli– Seneryo yu patlatmak için uğraşmamalı ve koydugu kuralara uymalılardır… ne kadar kural kitapları yazılmış olursa olsun o dünyayaı yöneten dmlerdir. Unutmamalılardr ki dm onların düşmanı değil he beraber eylenilmesi kendini feda eden bir insandır. Bazi sadistce davranışlarına göz yummalılardır.

Alistair Mark Ollen- Bana kalırsa bir oyun yöneticisi ya da bir hikaye anlatıcısının oyundan beklediği şeylerin başında oyuncularından tutarlı, rolünü oynayan ve mantıklı insanlar olmalarıdır. Bunun dışında emeğe saygı ve azda olsa takdir önemli etkenler aynı zamanda.

Berkay Ayanoğlu– Azıcık okusun ve biraz az yesin para harcasın.

Bu yorumlar hiç bir değişiklik yapılmadan her oyun yöneticisinin kendine has beklentilerini duymak ve bir bütüne ulaşmak için bir araya toplanmıştır. Vakit ayıran her oyun yöneticisine teşekkür eder, iyi oyunlar dilerim.

Rpg Oyuncuları

Yayınlandı: 18 Temmuz 2012 / Genel, Oyunculara Tavsiyler
Etiketler:, , , ,

Uzun zamandır postlarıma ara vermiş olmanın verdiği gaz ile aklıma ilk gelen konuda başlıyorum yazmaya. Türkiyedeki Rpg oyuncuları üzerinde durayım dedim biraz bugün. Biraz kafamdan geçirmemle kendi düşünceme göre birkaç tip oyuncudan bahsedeceğim.

Hazıra Konanlar: En sevmediğim oyuncu tipidir ki her şey önüme gelsin ben rolümü yapar, xp mi alır level atlarım mantığındaki GM leri katil edebilecek tarzdaki oyunculardır. Okuyup araştırmayı, karakteri yapmak için bir emek harcamayı vakit kaybı görüp sanki GM bu işten para kazanıyormuş gibi davranır, onun göreviymiş gibi hareket ederler. Uzak durmakta ve oyunlara almamakta fayda var.

Troller: Rpg olayında mantıklı troll yapabilmek için bilgi sahibi olmak gerekir. Bunlarda o tip insanlardır. Bilgilidirler bilgili olmasına fakat yaptıkları tek şey bilgileri ile diğer insanları rencide edip kendilerini büyük görmektir. Kabul edelim rpg camiasında hepimiz bu hobi ile ilgili bilgilerimizi ortaya sermekten ve biraz olsun kendimizi üstün göstermekten hoşlanıyoruz ki bu insanın doğasında var. Bunlar ise çok farklı, çok.. Önceki oyuncu tipi gibi uzak durmakta hatta takmamakta fayda var. Susarsanız belki sizi rencide etmeyi bırakıp kabuklarına geri dönebilirler.

Züppe Oyuncu: Rpg hakkında ortalama bir bilgisi olmasına karşın parası bol olan kişidir. Etrafta gördüğü her türlü oyun materyalini toplayıp bunlarla hava yapan kesimdir. Kıskanmakta haklısınız!

Meraklı Oyuncu: En belalı oyuncu tiplerinden biri olmasına karşın en çok kazanan oyuncu tipidir. “Abi bu neydi? Şuraya artı kaç alıyordum?” diye peşinizde koşan tiplerden bahsediyorum evet. Meraklarından dolayı her şeyi daha çabuk öğrenirler ve biraz gazlanırlarsa tutana aşk olsun.

Dinazor Oyuncu: Yıllarını bu hobiye adamış, acayip bilgili insanlardır. Yıllardır görmedikleri oyuncu tipi kalmadığından gençlere bulaşmak istemezler genelde. Onlara göre fazla meraklı ve çabuk sıkılgandırlar çünkü. Kendi oluşturdukları bir grup ile yıllardır oyunlarına devam edip sosyal medyada veya conventionlarda çok nadir görebileceğiniz insanlardır. Dikkatli yaklaşır ve biraz sevecen olabilirseniz nasihatlarından yararlanmanıza da izin verebilirler.

Şişirme Oyuncu: Olmadığı bir kişi gibi davranırlar genelde. Çoğu sistem hakkında ufak bilgileri olmasına rağmen her türlü tartışmada üst seviye bilgi sahibiymiş gibi davranır ve sizi saçma sapan şeylerle suçlayabilirler.

Has Oyuncu: Türkiyede kendimce bir elin parmaklarını zor geçecek kadar sayıda olan oyuncu tipidir.(Yanlış anlaşılma olmasın. Kendimi bu gruba filan dahil etmiyorum, edemem de. Meraklı oyuncu bana biraz daha uygun) Oynadıkları sistemle ilgili her şeyi okuyup yalamış yutmuş, bunları yapmasa bile genel fikirleriyle oyuna tat katan oyunculardır.

Şimdilik aklıma gelenler bu kadar. Varsa eklemek istediğiniz yazının altına yorum olarak yazabilirsiniz. Yazıyı okuduktan sonra “Bunu yazmaya ne gerek var? Boşuna vakit kaybediyorsun.” diyebilecek arkadaşlar içinde kendimi rahatlatıyorum diyebilirim sanırım.

İyi oyunlar..

Bu konuyla ilgili onlarca blogda yüzlerce post bulmanız mümkün olmasına rağmen herkesin kendi oynayış ve oynatış tarzı olduğunu düşünen ben bugün bu konunun üzerinde durmak istedim.

“Oyun Öncesi Hazırlık” bölümünü iki aşamada anlatmayı planlıyorum. Birinci aşama oyuncuların hazırları olacak ve oyuncuların biraz da dikkat etmeleri gereken şeyler üzerinde duracağım. İkinci aşama ise oyun yöneticilerine yönelik olup daha çok kendi oynattığım oyunlarda uyguladığım yöntem ve tavsiyelerim üzerine olacaktır. Konuyu daha fazla uzatmadan yazıma geçiyorum.

Bölüm 1: Oyunculara Hazırlık Tavsiyeleri

Oyunculara hazırlık tavsiyeleri vermeden önce oyuncuların kavraması gereken yegane şey oyun yöneticilerinin ne kadar uğraştığıdır. Oyun yöneticisi olmak fazladan zaman ve emek gerektiren bir uğraştır. Senaryoyu her duruma göre kurgulamak, yazıya aktarmak, hesaplamaları yapmak ve nicesi. Bu yüzdendir ki onların bu emeklerine karşılık bahsedeceğim şeyleri özenle yerine getirmeniz bir nebze olsun onların emeklerine saygı niteliğinde olacaktır. Oyunculara oyun öncesi tavsiyelerime gelecek olursak;

-Oyun yöneticiniz ile oynayacağınız sistemi karar verdikten sonra bilgileriniz dahilinde karakterinizi özenle yapmaya çalışın. Hatta sistemi biraz daha araştırıp ince detaylar bulup karakterinize katmaya çalışın. Bu oyun yöneticinizin hoşuna gidecektir. Sizin karakterinize önem verip uğraştığınızın bir göstergesi olacaktır.

-Oyun öncesinde kendiniz araştırma yapmak yerine oyun yöneticisine sorayım o bana cevap verir gibi bir düşünceniz kesinlikle olmasın. En ufak sorularda oyun yöneticinize gitmeniz onu bunaltacaktır. Önce kendiniz bir araştırın ve ana konuya hakim olun. Detaylarda soracaklarınız olursa işte o zaman oyun yöneticinize başvurun.

-Karakter kağıdınız kesinlikle oyundan önce temiz ve güzel bir biçimde hazır olmalı. Oyuna başlamadan önce karakter yapmak uğraştırıcı ve can sıkıcıdır. Karakterinizi özümsemenizi de olumsuz etkileyecektir.

-Karakterinizin öz geçmişini yazarken klasik “Annesi kasabaya yapılan Orc saldırısında öldü” mantığını bir kenara bırakıp yaratıcı düşüncelerle kendinizi ve oyun yöneticinizi mutlu edin. Öz geçmişiniz ne kadar sağlam temellere dayanırsa karakterinizi o kadar özümser ve oyundan daha çok keyif alırsınız.

-Oyun gereçlerinizi getirmeyi unutmayın. Kaleminiz, not defteriniz, silginiz, karakter kağıdınız gibi oyun esnasında sizin kullanacağınız eşyaları kesinlikle kendiniz getiriniz. Bunu oyun yöneticisine bırakmamanızı şiddetle tavsiye ediyorum.

-Oyuna başlamadan önce karakterinizi son bir kez daha kontrol edip her şeyin yolunda olup olmadığını kontrol edin. Aynı şekilde oyun yöneticisinin oyundan önce size verdiği senaryo ile ilgili kağıtları da tekrar edip oyuna konsantre olun.

Oyuncularla ilgili tavsiyelerim burada sona eriyor. Bunları yaparken başta da dediğim gibi bir emeğin karşılığı ve keyif almanız olarak düşünün. Bu hazırlıkları yaptığınızda oyundan daha çok keyif aldığınızı kendinizde göreceksiniz.

Bölüm 2: Oyun Yöneticilerine Hazırlık Tavsiyeleri

Evet işin en zor kısmını yapan kişilerin bölümüne geldik. Oyun yöneticilerine vermek istediğim ilk tavsiye kesinlikle “Yaptığınız işi ciddiye alın!” olacaktır. Ciddiye almak derken kendinizi kasıp oyundan keyif almayın anlaşılmasın sakın. Bir işin ne kadar düzgün olursa o kadar keyif vereceğini düşünen biri olarak söylüyorum bunları. Oyun yöneticilerin kendimce dikkat etmesi gereken ve oyunun keyifli hale getirmek, rahat etmek için söyleyeceklerimi ise başlık başlık yazacağım.

İşini ciddiye almak benim için kesinlikle en önemlisi. Bu şekilde davranmak oyundan aldığım keyfi her zaman arttırmıştır. Sadece kendimde değil oyuncularımın da aynı şekilde düşündüğünü yorumlarından, hal ve hareketlerinden söyleyebilirim. İşini ciddiye almak yukarı da da bahsettiğim gibi kendinizi kasıp kuralcı olmak değil, yaptığın işe önem vermektir benim için.

Planlı olmak özellikle oyun öncesi hazırlıkta senaryo hazırlarken çok işinize yarayacağını düşündüğüm bir olgudur. Planlı olmak size hem vakit kazandırır hemde senaryonuzun akışını bir düzene koyacaktır.

Düzenli olmak senaryonuzu hazırlarken, oyun oynatırken sizi karmaşadan kurtaracak ve hız kazandıracaktır. Masaya oturduğunuz da öncelikli yapmanız gereken şey kağıtlarınızı, senaryonuzu, kalem, zarlar ve diğer eşyalarınızı düzenlemek olmalıdır. Oyun sırasında bir şeyler aramanızı ve oyunun kopmasını önleyecektir. Her şey elinizin altında olacağından oyun daha hızlı akacak ve aldığınız keyifte artacaktır.

Senaryoya hakim olmakta diğer önemli maddelerimizden biri olmalıdır. Oyundan önce senaryonuzu bol bol tekrar etmek ve senaryo yazımı sırasında aklınızda hiç bir soru bırakmamak bu yüzden önemlidir.

Karakterleri bilmek kendimce çok önemli bulduğum bir şeydir. Oyuncularınızın karakterlerinde oyun sırasında kullanacakları değerleri bir yere yazıp gözünüzün önünde tutmak size her zaman fayda sağlayacaktır. Oyun sırasında hesaplamalarda ve onlardan gizli atmanız gereken zarlarda önemli bir etkendir.

Son olarak değinmek istediğim şey Oynattığınız sistemi iyi bilmektir. Oyuncuların soruları karşısında cevapsız kalmak oyuncunun size olan güvenini sarsacağından oynattığınız sistemi öğrenebildiğiniz en ince detaylara kadar bilmek çok önemlidir. Oyun sırasında kitap karıştırmak yerine sisteme hakim olmak ve direk kararlar verip oyuna devam etmek daha iyidir.

Şimdilik aklıma gelenler bu kadar olduğu için yazıma burada son vereceğim. Hazırlık tavsiyelerim bu kadar olup oyun yöneticilerine yönelik tavsiyelerim diğer yazılarımda devam edecektir.